Renkli ve Eğlenceli Görünen Okul Malzemeleri Çocukların Dikkatini Dağıtabilir

Renkli ve Eğlenceli Görünen Okul Malzemeleri Çocukların Dikkatini Dağıtabilir

Renkli ve Eğlenceli Görünen Okul Malzemeleri Çocukların Dikkatini Dağıtabilir

Ayşe TOPAK

Yeni eğitim yılı yaklaşırken okul alışverişinin en heyecanlı kısmı çoğu çocuk için kırtasiye ürünlerini seçmektir. Işıklı kalemler, sallanan figürlü kalem başlıkları, oyuncak gibi açılıp kapanan kalem kutuları, kokulu silgiler, ses çıkaran kalemtıraşlar ve çantaya takılan onlarca aksesuar…

Çocukların bu ürünlere ilgi göstermesi şaşırtıcı değildir. Çünkü çocukların dikkatini çekmek üzere tasarlanmışlardır.

Ancak bir ürünün çocuğun dikkatini kolayca çekebilmesi, sınıf ortamında her zaman avantaj olmayabilir.

Özellikle okula yeni başlayan çocuklarda dikkatini sürdürme, dürtülerini kontrol etme ve çevredeki ilgisiz uyaranları geri planda bırakabilme gibi beceriler henüz gelişmeye devam eder. Bu nedenle çocuğun hemen önünde bulunan ve sürekli dokunma, çevirme, açıp kapatma ya da oynama isteği uyandıran okul malzemeleri bazı çocuklar için öğrenme sırasında ek bir dikkat dağıtıcıya dönüşebilir.

Burada amaç çocukların okul çantasını renksiz ve sıkıcı hale getirmek değildir. Asıl önemli olan, çocuğun gelişim dönemini ve dikkatini düzenleme kapasitesini göz önünde bulundurarak seçim yapabilmektir.

Okula Başlamak Çocuğun Dikkati İçin de Yeni Bir Dönemdir

Okula başlayan bir çocuk yalnızca okumayı, yazmayı veya matematiği öğrenmez.

Aynı zamanda öğretmen konuşurken dinlemeyi, bir yönergeyi sonuna kadar takip etmeyi, sırasını beklemeyi, istediği anda istediği şeyi yapmamayı, başladığı bir işi tamamlamayı ve çevresindeki pek çok uyaran arasından önemli olanı seçmeyi öğrenir.

Bütün bunlar öz düzenleme becerileriyle yakından ilişkilidir.

Öz düzenleme; çocuğun dikkatini, duygularını ve davranışlarını bulunduğu ortamın gerekliliklerine göre yönetebilmesini kapsar. Bu beceriler çocukluk döneminde gelişmeye devam ettiği için yetişkinlerin kolaylıkla görmezden gelebildiği bazı uyaranlar çocuklar için çok daha çekici olabilir.

Örneğin öğretmen bir şey anlatırken yetişkin için kalemin ucunda sallanan küçük bir figür önemsiz olabilir. Çocuk ise figürü çevirmek, sallamak veya çıkarmak isteyebilir.

Bu noktada mesele çocuğun “yaramazlık yapması” değildir.

Çocuğun gelişmekte olan dikkat ve dürtü kontrol sistemi ile hemen önünde bulunan güçlü bir uyaranın karşı karşıya gelmesidir.

Çocuk Neden Önündeki Oyuncaklı Kaleme Bakmadan Duramıyor?

Çocukların dikkati yetişkinlerinki gibi çalışmaz.

Özellikle küçük yaşlarda yeni, hareketli, renkli veya beklenmedik uyaranlar dikkati kolaylıkla kendisine çekebilir. Çocuğun zaman içerisinde öğrenmesi gereken becerilerden biri de “Şu anda ilgimi çeken şey bu olsa bile benim yapmam gereken başka bir şey var.” diyebilmektir.

Bu aslında önemli bir psikolojik gelişim basamağıdır.

Çocuğun istediği anda kalem kutusuyla oynamaması, arkadaşına dönmemesi veya masadaki bir nesneyle ilgilenmek yerine öğretmenini dinlemeye devam etmesi; dikkat kontrolü ve dürtü kontrolünün birlikte kullanılmasını gerektirir.

Dolayısıyla çocuğun masasındaki her ek uyaran, bazı çocuklarda yönetilmesi gereken yeni bir dürtü anlamına gelebilir.

Kalemin yazı yazmanın yanında ışık yakması, kalem kutusunun oyuncak gibi açılması veya silginin parçalarının çıkarılıp takılabilmesi yetişkin açısından küçük bir ayrıntıdır. Ancak çocuk açısından “Şimdi bununla oynama, öğretmeni dinle.” şeklinde yönetmesi gereken ek bir dürtü oluşturabilir.

Bilimsel Araştırmalar Görsel Uyaranların Dikkati Etkileyebildiğini Gösteriyor

Çocukların öğrenme ortamındaki uyaranlardan nasıl etkilendiği bilimsel araştırmalarda da inceleniyor.

Carnegie Mellon Üniversitesi araştırmacılarının anaokulu çağındaki çocuklarla gerçekleştirdiği ve Psychological Science dergisinde yayımlanan bir çalışmada çocuklar hem yoğun biçimde dekore edilmiş hem de görsel uyaranların azaltıldığı sınıflarda derslere katıldı.

Yoğun görsel uyaran bulunan sınıfta çocukların daha fazla süre görev dışı kaldıkları ve öğrenme değerlendirmelerinde daha düşük performans gösterdikleri görüldü.

Araştırmada çocukların görev dışı geçirdikleri sürenin yoğun dekore edilmiş sınıfta yaklaşık yüzde 38,6, daha sade sınıfta ise yüzde 28,4 olduğu bildirildi. Ders sonrasındaki testlerde doğru yanıt oranları da daha sade ortamda yüzde 55, yoğun dekore edilmiş ortamda yüzde 42 olarak bulundu.

Bu araştırma doğrudan kalem, silgi veya kalem kutularını incelemiyor. Dolayısıyla “süslü kalem kullanan çocuk daha az öğrenir” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.

Ancak çalışma önemli bir psikolojik noktayı gösteriyor:

Çocuğun çevresindeki görev dışı uyaranlar, çocuğun dikkatini öğrenilecek bilgiden uzaklaştırabilir.

Çocuk Dikkati Dağıldığında Çevresindeki Uyaranları Gerçekten İşliyor

2026 yılında Mind, Brain, and Education dergisinde yayımlanan bir araştırmada ise anaokulu çocuklarının ders sırasında dikkatleri çevreye yöneldiğinde, baktıkları görsel bilgileri ne ölçüde hatırladıkları incelendi.

Çocukların dikkatleri dersten uzaklaştığında çevredeki görsel ayrıntılara ilişkin bilgileri hatırlayabildikleri görüldü. Ayrıca daha fazla görev dışı kalan çocukların öğrenme değerlendirmelerinde daha düşük performans gösterdiği saptandı.

Bu sonuç çocuk psikolojisi açısından önemli bir noktaya işaret ediyor.

Çocuk yalnızca “dalgın” değildir. Dikkati bir yerden başka bir yere yönelmiştir.

Öğretmenin anlattığı bilgi ile çevredeki ilgi çekici uyaran arasında seçim yapmak zorunda kalır.

Bu nedenle çocuğun çalışma ve öğrenme ortamını düzenlerken yalnızca “Çocuğum dikkat edebiliyor mu?” diye sormak yerine “Dikkatini yönetmesini gereksiz yere zorlaştıran uyaranlar var mı?” sorusunu da sormak gerekir.

Her Çocuk Aynı Ölçüde Etkilenmez

Burada önemli bir başka nokta da çocuklar arasındaki bireysel farklılıklardır.

Bir çocuk masasında oyuncaklı bir kalem bulunmasına rağmen onu yalnızca yazmak için kullanabilir. Başka bir çocuk ise aynı kalemi sürekli çevirebilir, üzerindeki parçayla oynayabilir ve öğretmenin anlattıklarını kaçırabilir.

Bu nedenle tek bir okul malzemesini bütün çocuklar için “zararlı” olarak tanımlamak doğru değildir.

Çocuğun mizacı, yaşı, dikkatini sürdürme kapasitesi, dürtü kontrolü ve gelişimsel özellikleri çevresindeki uyaranlardan ne ölçüde etkileneceğini değiştirebilir.

Özellikle dikkatini sürdürmekte zorlanan, hareketliliği yüksek olan veya çevresindeki uyaranlara kolay yönelen çocuklarda okul malzemelerinin daha işlevsel ve daha az oyun özelliği taşıyan ürünlerden seçilmesi faydalı olabilir.

Dikkati Dağılan Her Çocukta DEHB Yoktur

Bir çocuğun ders sırasında kalemiyle oynaması veya çevresindeki nesnelere kolayca yönelmesi, tek başına dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olduğu anlamına gelmez.

Aynı şekilde renkli, hareketli veya oyuncak özellikli okul malzemeleri de DEHB'ye neden olmaz.

DEHB; dikkat, dürtüsellik ve/veya hareketlilikle ilgili belirtilerin çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre değerlendirilmesini gerektiren nörogelişimsel bir durumdur. Belirtilerin yalnızca tek bir ders veya ortamda görülüp görülmediği değil, farklı ortamlardaki sürekliliği ve çocuğun günlük işlevselliğine etkisi de değerlendirmede önem taşır.

Bu nedenle “Çocuğum kalemiyle çok oynuyor, dikkat eksikliği mi var?” şeklinde hızlı bir sonuca varmak doğru değildir.

Ancak dikkatini sürdürmekte zaten güçlük yaşayan çocuklarda çevresel uyaranları azaltmak, çocuğun sahip olduğu dikkat kapasitesini daha verimli kullanmasına yardımcı olabilir.

Çocuğun Sevdiği Her Şeyi Yasaklamak da Çözüm Değil

Bu noktada ebeveynlerin diğer uca gitmemesi de önemlidir.

Okul alışverişini tamamen yetişkinin kontrol ettiği, çocuğun hiçbir tercih hakkının olmadığı bir sürece dönüştürmek gerekli değildir.

Çocuk için okul alışverişi aynı zamanda okula hazırlanmanın duygusal bir parçasıdır. Kendi çantasını seçmek, sevdiği renkleri görmek veya bazı ürünlerde tercih yapabilmek okulla ilgili olumlu bir heyecan oluşturabilir.

Burada yapılabilecek şey çocuğun tercih hakkını ortadan kaldırmak yerine tercih alanını düzenlemektir.

Örneğin ebeveyn işlevsel olduğunu düşündüğü birkaç kalem arasından çocuğun istediği rengi seçmesine izin verebilir. Sevdiği karakteri çantasında veya beslenme çantasında kullanabilir. Ders sırasında sürekli elinin altında olacak ürünlerde ise oyuncak özelliği daha az olan seçeneklere yönelinebilir.

Böylece çocuk hem karar verme sürecine katılır hem de öğrenme ortamında dikkatini yönetmesi gereksiz yere zorlaştırılmaz.

Okul Malzemesini Çocuğunuzun Özelliğine Göre Seçin

Okul alışverişinde bütün çocuklar için geçerli tek bir liste oluşturmak yerine çocuğu gözlemlemek daha değerlidir.

Çocuğunuz önündeki küçük nesnelerle sürekli oynuyor mu?

Bir şeyi açıp kapatmaktan kendisini almakta zorlanıyor mu?

Çalışırken masadaki diğer eşyalara kolayca yöneliyor mu?

Bir görevi tamamlamak için sık sık hatırlatılmaya ihtiyaç duyuyor mu?

Yeni ve hareketli nesneler dikkatini çok hızlı çekiyor mu?

Bu özellikleri sık gözlemliyorsanız ders sırasında kullanılacak malzemelerde sadelik daha önemli hale gelebilir.

Amaç çocuğu uyaranlardan tamamen izole etmek değildir. Çocuğun gelişmekte olan dikkat ve öz düzenleme becerilerine uygun bir çevre oluşturmaktır.

Bazen Çocuğun Dikkatini Değil, Çevresini Düzenlemek Gerekir

Dikkati kolay dağılan çocuklara sıklıkla “Dikkatini ver”, “Kaleminle oynama”, “Öğretmenini dinle” gibi uyarılar yapılır.

Ancak çocuk psikolojisi açısından yalnızca çocuğun davranışına odaklanmak yeterli değildir.

Bazen çocuğun kendisini kontrol etmesini sürekli istemek yerine çevresini onun kendisini kontrol etmesini kolaylaştıracak şekilde düzenlemek daha işlevseldir.

Çalışma masasındaki gereksiz oyuncakları azaltmak, ders sırasında yalnızca ihtiyaç duyduğu malzemeleri önünde bulundurmak ve okul araçlarını mümkün olduğunca işlevsel seçmek bu düzenlemelerden bazılarıdır.

Bu yaklaşım çocuğun dikkat becerisini geliştirmek yerine onun yerine karar vermek anlamına gelmez.

Tam tersine gelişmekte olan bir beceriye çevresel destek sağlamaktır.

Okul Çantası Çocuğun Dikkatiyle Yarışmamalı

Çocukların renkli, hareketli ve eğlenceli ürünleri sevmesi son derece doğaldır. Okul alışverişinin de keyifli olması gerekir.

Ancak özellikle okulun ilk yıllarında çocuğun gelişimsel ihtiyaçları ile ürünlerin cazibesi arasında bir denge kurulmalıdır.

Bir okul malzemesinin çocuğun ilgisini çekmesi güzel olabilir. Fakat ders boyunca ilgisini üzerinde tutmaya devam etmesi her zaman avantaj değildir.

Bu nedenle ebeveynlerin okul alışverişinde kendilerine şu soruyu sormaları faydalı olabilir:

“Bu ürün çocuğumun yapacağı işi kolaylaştırıyor mu, yoksa o işi yaparken kendisini kontrol etmesi gereken yeni bir uyaran mı oluşturuyor?”

Çünkü okula yeni başlayan bir çocuk zaten dikkatini yönetmeyi, dürtülerini kontrol etmeyi ve başladığı işe geri dönmeyi öğrenmektedir.

Bazen ona yardımcı olmak için yapabileceğimiz şey daha fazla uyaran sunmak değil, dikkatini nereye vereceğini biraz daha kolay hale getirmektir.

Klnk Psk. Ayşe Topak
Moodist Hastanesi

Ayşe TOPAK

Ayşe TOPAK

Yazar

Moodist Hastanesi Bilgi Bankası Yazarı

Canlı Destek Başlık

Bize Ulaşın
MOODİST ÇOCUK & ERGEN

Çocuk & Ergen Ruh Sağlığında Yanınızdayız

Çocuk & ergenlere yönelik değerlendirme ve destek süreçlerimiz hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Uzman ekibimiz süreci sizin için yönlendirmektedir.

Pazartesi- Cuma 24 Saat Açık
Cumartesi 24 Saat Açık
Pazar 24 Saat Açık